Gümüşhacıköy'de  Hava          Sağanak 10° C

 

 
 
 
   

Genel Bölgeden Güncel Röportaj İçimizden Biri Sanatkarlarımız Esnaflarımız Spor Vefat İz Bırakanlar İlçemiz İlimiz
  YAZARLARIMIZ
ESKİ DÜNYA ESKİ ŞEHİR NOSTALJİ 5 - Muzaffer TAŞDEMİR  - Gumushacikoylu.net

ESKİ DÜNYA ESKİ ŞEHİR NOSTALJİ 5

Muzaffer TAŞDEMİR 


09.11.2012

BURSA 01.11.2012

Eski Dünya, eski şehir, eski insanlar, eski doğrular, eski anlayışlar, eski sosyal çevre, eski çarşı, eski pazar, eski kıyafetler, eski hedefler. İşinde gücünde insanlar. Kimseye karışmaması öğretilmiş gençler.

Çok ekâbirden olmayan sıradan ailelerin Genç kızları; biçki dikiş kursuna, nakış kursuna, tütün tarlasına, pancar çapasına, dip sıyırmaya, pancar otu yolmaya, bağ bozmaya, ceviz indirmeye, kiraz toplamaya, mala bakmaya, dut pekmezi yapmaya, salça kaynatmaya, turşu koymaya, sirke kurmaya, tarhana dökmeye, patlıcan kurutmaya, biber kurutmaya, elmaları gaklayıp hoşaflık hazırlamaya, ayva reçeli, gül reçeli yapmaya, gül suyu doldurmaya, kiren şurubu, kiren reçeli yapmaya, bağ bozumlarında ömrü bitmiş çarşafların çamaşır kazanında kaynatıldıktan sonra sodalı suda yıkanıp üstüne pestil yapmaya, erik kurutmaya, etlik etmeye, bağırsağa sucuk doldurmaya, bütün parça etleri çemene yatırıp pastırma yapmaya, mimbar doldurmaya, çarşı ekmeği alamayanlar ev ekmeği yapmaya, yufka ekmeği açmaya, yemeni oyalamaya, filoş bükmeye, örgü başlamaya, bir ters bir düz alıp motif çıkarmaya, haruşa yapmaya, bele ve kol ağızlarına lastik örmeye, yamalık dikmeye, eski kazakların ipini ilmeğini bularak söküp ilif örmeye, marul tutaklar örmeye, karışık eski iplerden paspas örmeye, az kalan karışık renklerden kıza oğlana ucu püsküllü boyunbağı örmeye, anasının babasının gözüne girmek için beş tığlı uzun boğazlı yün çorap örmeye, beceremeyenler hiç olmazsa parça iplerden anasına patik örmeye, evi silip süpürmeye, çalı süpürgesiyle avlu süpürüp ev süpürgesini heşlememeye dikkat ederlerdi.

Erkekler büyüyüp biraz sivrildi mi? tarla tapan, çarşı pazar, kahve kağıt, şehir kulübü, şehir restoranları, çay ocakları, meyhane, kumarhane, Samsun, Çorum gezerlerdi.

Hacıköyün en ciddi üreticisi toprağı bol olsun fötr şapkalı, kahverengi takım elbiseli, hatırnaz davranışlı Şarapçı Tavit Teyin ve oğlu Serkis Teyin’di. Oğullar Cumhur Teyin biz emsal sessiz bir çocuktu. Yirmi beş otuz sene önce İstanbul’a Pangaltı’ya göçtüler. Sülalenin tek şanssızlığı iki üç senede bir, şarap deposunu temizlettirirken oluşan gazlardan zehirlenip hayatını kaybeden işçiler olurdu. Bu gibi ağır işlerden biri de kuyu vururken dibe indikçe ortaya çıkan gazlarla hayatını kaybeden kuyu çıkaranlar olur e4vi barkı perişan olur, çocuklar yetim, karılar dul kalırdı.

Tavit Teyin’in Hacıköy’deki bu üretken girişimi, aynı devirde Başkentimiz olan ve yıllık kapasitesi seksen yüz ton olan büyük şarapçıların yanında önemsiz ama anlamlıydı. Hacıköy’de restoranlar, mahalle araları, arazideki kelikler, bağ evleri hariç çarşı içinde benim hatırladığım merkezde iki meyhane vardı. 75’lik kulüp rakısının üstünde öyle efkârlı, öyle efendi, öyle havalı içki içen bir adam resmi vardı ki, içmeyeni özendirirdi. Aynı klişe karton kutulu kulüp sigarasında da vardı. Kulüp Rakısı ve Kulüp sigarasından direk Amerikan sigara devlerine o günkü paralar gitmese de, Philip Morrisler ve diğer Tobacco CO’lar bu alt yapının duacısıydılar. Üzerinde büyük bir çay resmi olan, çay kenarında da uzun kavaklar altında demlenen, düzgün giyimli o manzaradaki adam mı itici geldi? Nedendir bilinmez şimdilerde yabancılar olmasa ayakta kalabilen önemli Türk Markası Türk Rakı’sı bile hedefine tam ulaşamıyor. Arada merdiven altı üreticiler rakıya su katmazlar mı? Sektörü heşliyor.

O günlerde ekonomiyi yönlendirenler TEKEL’in satış imtiyazı olan rakı şişelerinin daha sonra Evliyanın İsmail’in tikanında yüz kiloluk büyük varillerle gelen pamuk yağlarının ve seksen kiloluk varillerle gelen balık yağlarının dolumun da kullandığını hesaplamışlardı. O yıllar bürokrasi de şimdiki çay, ayran, gazoz neyse, kendini bilenlerin, içip sarhoş olmayanların bir miktar alkol alması teamüldendi.

Boş rakı şişeleri pamukyağı zeytinyağı dışında, mal beziri, ispirto ocaklarına ispirto, gaz yağı, neft yağı, tiner, gibi sıvıların satışında kullanılırdı. Temizlenmiş rakı şişeleri ya lokantalardan alınır ya da kuvvetli içicilerin çoluk çocuğu hiç olmasa hemen biriken şişeleri satıp yolunu bulurdu. Fakat en özenli üretim devlet o günlerde sağlık yatırımlarını bugünkü gibi düzenlemeye fırsat bulamadığı için en yapıcı, sağaltıcı deva balık yağı olurdu. O da bizden geçerdi. Kış günlerinde o ağır balık yağı kokusuna rağmen, Yeni Merzifon Caddesinde yola mık sandığı tahtalarını yakar soğuktan donan balıkyağını akıcı hale gelinceye kadar ısıtırdık. Balıkyağının enek büyüklüğünde şeffaf sarı iri damlacıklar gibi hapı olsa da bizzat bizim ürettiğimiz şişelenmiş, üzerine “Morino Balık Yağı” markası vurulmuş, şişenin ağzına mantar tıkanmış ve şişenin ağzı kırmızı boyalı balmumuna batırılmış özel patentli, yakışıklı bir sunumumuz olurdu. Mahalle aralarında birbirinden duyan tavsiye üzerine içer, özellikle zayıf olanlar bir derdi mi var? Gözüyle bakılmamak için, bir direm et bin ayıp örteceği için böyle şifalı şeylere yüklenirdi.

Şaraptan şuruptan, yağdan mağdan, rakıdan makıdan, Devletten Milletten yaza yaza bugünlere de kavuştuk. Geldiğimiz yer ve geldiğimiz ortam burası. Yarınlara daha ümitle bakalım, Doğru bildiğimiz yolda fedakârlıktan kaçınmayalım. Okuyan öğrencinin, çalışan doktorun, ders anlatan öğretmenin, namaz kıldıran imamın, yolcu taşıyan şoförün, bomba imha eden polisin, masasında çalışan memurun, sınır bekleyen askerin, uçan pilotun, yazan yazarın, dizelere döken şairin, evinin işlerini gören kadınlarımızın, çalışan esnafın gayreti kutlu olsun. Allah’ı ve insanları severek yaptığımız her işte “Cihat Sevabı” olduğunu unutmamamız dileğiyle.

Sevgiler, saygılar. Allaha emanet olunuz.

Sitede yayınlanan köşe yazılarından yazarları sorumludur  Yazarın Diğer Yazıları

 


 
Ramazan’a Veda

 Prof.Dr.Safi ARPAGUŞ

. . .
YAŞADIĞIMIZ GÜNLER

 Muzaffer TAŞDEMİR 

. . .
İLÇEMİZDE ESKİ BAĞ KÜLTÜRÜ

 Berç SÖZÜDOĞRU

. . .
KENDİSİ OLABİLME KEDİSİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK

 Nafiz  ULUKUŞ

. . .
Rıza Abinin Arkasından

 Rıza ŞENTÜRK (Çığır)

. . .

SOMA; KANAYAN YARA İŞ KAZALARI

 Oğuzhan DÖĞEN

. . .
Amerika´dan Selamlar

 Dr. M.UĞUR ÖZEL

. . .
KUTLU DOĞUM HAFTASI

 Şükrü  EROL

. . .
LİSE SON SINIFTA STAJ YAPACAĞIM

 SELEME ACAR

. . .

BİR GÜMÜŞHACIKÖY NOSTALJİSİ

 Muhterem KAYA

. .
Selma DOĞAN DURAN Kimdir ?

 Selma DOĞAN DURAN

. .
KAFASI KARIŞIK OLMAYAN VARMI

 Opr. Dr. Arslan ÇOBAN

. .
PKK GİDİYOR DİYE ÜZÜLMEYİN

 Ahmet Mehmet SALİHLİ

. .
VARLIĞIN DEĞERİ YADA YIKILANLAR ÜZERİNE

 Av.Mahmut Tokgözoğlu 

. .
BİR GEZİNİN ANATOMİSİ

 Saim  SAMANCI

. .
12 EYLÜL ÖNCESİ VE SONRASI

 Mustafa  TURGUT

. .
BAŞBAKANIN CEMAT İLE İLGİL PLANI NE

 Siyami  AKYEL

. .
KUZİNE SOBALAR UZUN KIŞ GECELERİ

 Ali ACAR

. .

 
Genel Haber
Bölgeden Haber
Güncel Haber
Hayatın İçinden
İçimizden Biri
Sanatkarlarımız
Esnaflarımız
Spor
Siyaset

İz Bırakanlar
Röportaj
Sizden Gelenler
Gurbettekiler
Haberiniz Var mı?
Özlü Sözler
Resimlerde Anılar
Eski Meslekler
Kurum Kuruluşlar

Kültür ve Etkinlikler
İlçemiz
İlimiz
Köylerimiz
Mahalle Muhtarlarımız
Anket Sonuçlarımız
Duyuru
Vefat
  Anasayfa

Ziyaretçi Defteri
Foto Galeri
Sohbet
Arşiv

         Sitemizdeki tüm haber ve araştırmalar site editörlerine aittir. İzinsiz kesinlikle kullanılamaz.

Gümüşhacıköy Köyleri

Bölgeler ve Şehirler Bölgeler ve Şehirler