SİTEYE ÜYE OL 
Genel Bölgeden Güncel Röportaj İçimizden Biri Sanatkarlarımız Esnaflarımız Spor Vefat İz Bırakanlar İlçemiz İlimiz
GÜMÜŞ HALİLİYE MEDRESESİ- ( 1 )
GÜMÜŞ HALİLİYE MEDRESESİ- ( 1 )
Gümüşhacıköy ilçemiz Çok Proğramlı Lise Müdürü Sedat Cin beyin Gümüş Haliliye Medresesi üzerine yazdığı makalenin 1. bölümünü aktarıyoruz.

Tarih: 16.02.2008      Okunma: 8027     Haberi Yorumla    Haberi Yazdır        Haber :  
 


 

 

SİTEMİZ SOSYAL MEDYA ADRESLERİ

Amasya, Gümüşhacıköy, Hacıköy, Hacköy, Gümüş,  Akpınar Köyü, Alören Köyü, Bacakoğlu köyü, Bademli köyü, Çal köyü, çavuş köyü, çetmi köyü, çiftçioğlu köyü, citlibağlıca köyü, derbentobruğu köyü, doluca köyü, dumanlı köyü, eslemez köyü, güplüce köyü, güllüce köyü, güvenözü köyü, imirler köyü, kağnıcı köyü, karaali köyü, karacaören köyü, karakaya köyü, keçi köyü, kırca köyü, kılıçaslan köyü, kızık köyü, kızılca köyü, kizizoğlu köyü, koltuk köyü, konuktepe köyü, korkut köyü, köseler köyü, kutluca köyü, kuzalan köyü, ovabaşı köyü, pusacık köyü, sallar köyü, saraycık köyü, sarayözü
GÜMÜŞ HALİLİYE MEDRESESİ

                                                                                           Sedat  ÇİN 

Medreseler Anadolu dışında ortaya çıkmış eğitim kurumudur.Medrese binaları kendine özgü mimari planları olan yapılardır.Anadolu’nun fethinden sonra Türkler tarafından medreselerin yapılmasına 12. yüzyılın ortalarında başlanılmış , Osmanlı’nın son dönemlerine kadar Anadolu’nun en küçük yerlerine kadar medreseler yapılmıştır. Medreselerin gelir ve giderlerini karşılamak üzere vakıfları tanzim edilmiş, gelirlerinin nasıl ve nereden temin edileceği ve nerelere harcanacağı vakıf senetlerine yazılmıştır. Anadolu’da gerek Selçuklular , gerek   beylikler gerekse Osmanlılar döneminde yapılan medreselerin çok azı günümüze ulaşmıştır.

Daha önceleri camilerde yapılan dini eğitim medreselerin sayılarının artması ile medreselere kaymış ve okutulan dersler ile disiplin belirli kurallara bağlanmıştır. Selçuklularda ve Osmanlılarda medreselerde haftanın üç günü tatil, dört günü ders yapılıyordu. Yapılan günlük ders saati sayılarının 2-4 saat arasında değiştiği konularında araştırmacılar farklı görüş belirtmişlerdir. Ortak görüş 4 ders yapıldığı  şeklindedir.

Osmanlı medreseleri,verilen eğitim bakımından  “genel” ve “ihtisas medreseleri” diye iki gruba ayrılıyordu.Genel medreselerden mezun olanlar kadı,müderris ve müftü olabilmekteydi.İhtisas medreselerinde ise hadis,kuran ve tıp alanlarında uzman yetiştirilmekteydi. Medreselerde öğrenim süresi 3-5 yıl arasında değişmekteydi.

     Medreselerde ders okutan hocalara “müderris”, müderrislerin anlattığı dersleri öğrencilere tekrar eden  veya ettiren görevlilere “muid” denmekteydi. Ayrıca medreselerde kütüphaneden sorumlu “hafız-ı kütüb”, medrese çalışanlarına hizmet eden “bevvab”, temizlikten sorumlu “ferraş” ve müderris, muid ve öğrencilerin derslere  zamanında gelip gelmediklerini tespit eden ve mütevelliye(yönetime) bildiren görevliye ise “noktacı” ismi veriliyordu.

     Erken dönem Osmanlı  Medreseleri adı verilen ve yapım tarihleri 1300-1500 yılları arasında olan toplam  36 medresenin günümüze ulaşabildiğini diğerlerinin zamana yenik düştüklerini  araştırmacılar bildirmektedir. Günümüze ulaşmayı başaran bu 36 medreseden birisi olan ve yapım tekniği itibariyle Osmanlı Döneminde Selçuklu tarzında yapılmış tek medrese olan  Haliliye Medresesi’nin yapımı ve mimarisi incelememizin ana konusunu oluşturacaktır.

    

     YAPIMI:1403 yılında Çelebi Sultan Mehmet  tarafından, Amasyalı Kutlu Bey Zade Halil Bey Gümüş Madeni Emini olarak atanmıştır. Halil Bey buradaki görevinden sonra 1413 yılında Beylerbeyi olmuş ve Halil  Paşa olarak anılmaya başlanmıştır. Eski  Gümüş Maden Emini (Gümüşte çıkarılan gümüş madeninden padişah adına sorumlu ) olan Halil Paşa, Gümüş Kasabasında 1413 yılında medrese yaptırmaya başlamış ve 1415 yılında medrese inşaatı tamamlanarak vakıfları da tanzim edilmiştir. Bu medreseye “Medrese-i Haliliye’ de denir. Gümüşhacıköy-Gümüş Kasabasında bulunan bu medrese” Osmanlı eserleri arasında mimari yapısıyla tek örnektir Medrese avlusu açık olmayıp avlu(bahçe) üzeri sekiz köşe kaa’ide üzerine 12.5 metre çapında bir kubbe ile örtülü olması ile Osmanlı Döneminde yapılan Selçuklu tarzında kapalı avlulu tek medrese örneğidir. Kubbe zamanla yıkılmıştır.Kubbe yıkıldıktan sonra yeniden yapılmayıp ahşap direk ve kemerlerle alışılan açık avlulu medrese şekline dönüştürülmüştür.

      Medresenin asıl vakfiyesi bulunamamıştır.Sonradan tanzim edilen vakfiyesini inceleyen E.H.Ayverdi; “Vakfiyenin zamanında yapılmış olan aslı değildir; herhalde aslı zayi olmuş bulunmalı ki pek çok müderrisin şehadetiyle mahkemece tanzim edilmiş bir tevzi’name gibi bir i’lamdır. Babasının  ismi Mehmet Ağa olarak gösterilmiştir. Halbuki medrese üstündeki inşa kitabesinde Ahmet Kadı olarak yazılıdır. Vakf edilen yerler ise; Hacı Halil Paşa Gümüş içinde erazi, Cini(Kurşunlar’da bir köy), Sallar (İskilipte bir köy), Köseler (Gümüş Kasabası’nda bir köy) ve şu anda bulunmayan bir kariyede erazi vakf ediyor. Bu vakıflardan elde edilen gelirin ise bir sehmini mütevelliye, ikincisini müderrise, geriye kalan birini medrese imam ve mu’idlere vakf ediyor. Şaban 1072(Mart-Nisan 1662) tarihinde şahitler arasında Yörgüç Paşa, Yakup Paşa, Hızır Paşa, Mehmet Paşa, Hüseyin Ağa, Ayas Ağa, Firuz Ağa, Sultan Bayezıd ve Torumtay Medreselerinden ikişer müderris ve bir vaiz vardır. 1072 tarihinde i’lamı tanzim eden hakim,mesleki i’tibariyle Halil Paşa Medresesi’ni en iyi bilecek mevki’de bulunan bu müderrislerin şehadetine müracaat zarüret’i duymuş ,bu suretle, itirazı kabul olmayacak bir HÖCCET meydana getirmiştir” demektedir. 

    PLAN:

   Yandaki medrese planı incelendiğinde kapalı avlu (bahçe) etrafına sıralanan öğrenci odaları kapalı dershaneler ve açık bir eyvandan oluşan planıyla Selçuklu ve öncesinde görülen kapalı avlulu medrese geleneğinin son temsilcisi  sayılabilecek olan bu eser,bu özelliğiyle Osmanlı  mimarisinde tek örnektir.Ancak özellik arz eden bu kubbenin sonradan yıkıldığı görülmektedir.Medresenin kareye yakın dikdörtgen bir alan üzerine oturduğu (25,3x23.3 metre ölçülerinde-yaklaşık 590 m2), binanın 10 metrekarelik 12 küçük öğrenci odası ,17 m2 lik 2 kapalı dershane ,1 eyvan ile bahçeden oluştuğu görülmektedir. Öğrenci odalarında pencere yoktur. 37x84 cm ölçülerinde mazgallarla aydınlanmanın sağlandığı ve her öğrenci odasında bir ocağın olduğu görülmektedir.Dershane odalarında ve eyvan da birer pencere mevcuttur.

     BİNA TAÇ KAPISI: Osmanlı öncesi Anadolu yapılarında en dikkat çekici özelliklerden bir tanesi taç kapı adı verilen giriş kapılarıdır. Taç kapılar binanın en süslü ve en görkemli bölümlerindendir. Osmanlı Dönemi’nde ise taç kapılar çok dikkat çekmez. Gümüş Haliliye medresesinin taç kapısı da bu sadeliği yansıtmaktadır. Taç kapı doğu istikametindedir.Kapı yan kanatları olmayan,basit bir çerçeveyle belirlenmiş taç kapılar arasında yer alır. 

     Taç Kapı Kitabesi: (1)Emere haze’l-medrese fi eyyam devleti’s-sultan el azam melik rikab mille ve’d-din………(2) halledalla hu sultane el emir el kebir zabit-i umuru’s-saltanate el-Hacı Halil bin el merhum Ahmed Kadı……. Fi sene site ve aşare ve semanemiye………..tamami he

   Türkçesi: Bu medresenin yapılması, millet ve dinin kumandanı , yüce sultanın ….. … devleti sırasında emredildi. Allah onun saltanatını daim kılsın. Yüce emir ,saltanat işlerinin sahibi, Hacı Halil bin merhum Ahmed Kadı sekizyüzonaltı yılında tamamıyla …….. (Ekrem Hakkı Ayverdi tarafından okunmuştur.)  
 
 

 ÖĞRENCİ ODALARI: Öğrenci odalarının avlunun dört tarafına yerleştirildiği örneklerden olan medresede, öğrenci odaları dönemin diğer medreselerden mimari yapı olarak ayrılır.Erken dönem Osmanlı Medreseleri’nde öğrenci oda girişleri düz atkılı olmasına rağmen burada iki öğrenci hücre girişi basık kemerli ve birisi dikdörtgen, pano içerisinde geometrik süslemeli diğeri ise yazıları ile farklılık arz etmektedir.

Osmanlı döneminde öğrenci odaları kubbe ile örtülü olmasına rağmen burada düz ahşap tavan ile örtülüdür. Her hücrede bir ocak ve aydınlanmayı sağlayan küçük bir mazgal bulunmaktadır. 

     KAPALI DERSHANE VE EYVAN: Bir dershane eyvanı bir de kapalı dershanesi olan medreseler içerisinde yer alan Haliliye Medresesi dershane ve eyvanları da diğer medreselerden ayrı olarak düz ahşap tavanla örtülü Anadoludaki tek örnektir. Genelde medreselerde kapalı dershane odalarında kıbleye doğru yerleştirilmiş Mihrap nişleri bulunurken bu medresede Mihrap nişleri bulunmaması da ayrı bir özelliktir. Kapalı dershanesi bulunan erken Osmanlı Dönemi Medreseleri’nin toplam sayısı on beştir. Bunların dört tanesi Amasya ili ve ilçelerindedir.(Halil Paşa Medresesi-Gümüş,  

     Çelebi Sultan Medresesi-Merzifon,2.Bayezid Medresesi- Amasya ve Kapıağa Medresesi-Amasya ) Medreselerde kapalı dershanelerin bulunması ayrı bir özellik olup, medreselerde dersler genellikle eyvanların dershane olarak kullanılması şeklinde gerçekleştirilirdi. Erken Dönem Osmanlı medreselerinin bazılarında, Osmanlı Öncesi Medreselerinde olduğu gibi hem kapalı bir dershane hem de yazlık dershane olarak kullanılan bir eyvan bulunmaktadır. Haliliye Medresesinde dershane eyvanı batı tarafının ortasına yerleştirilmiştir. Medresenin kuzey ve güney bölümlerinin ortasında kare planlı diğer hücrelerden daha büyük iki mekan daha bulunmaktadır. Sanat tarihçileri bu iki mekandan en az birinin kapalı dershane olarak kullanıldığı görüşündedir. Kapalı dershanelerde ders yapılması medreseler için bir yenilik ve farklılık olduğundan Haliliye Medresesi de bu özelliği ve farklılığı ile önem arz etmektedir. 

Güney kanadındaki dershane mekanı

kapısının alınlığında yer alan kitabe ve süsleme. Türkçesi: Peygamber Aleyhüsselam şöyle dedi: “ Kim Allah için bir mescid inşa ederse, Allah da onun için Cennet’te bir ev inşa eder.” 

 

( Birinci Bölümün Sonu devamı var )



h A B E R E  Y o r u m  Y a z

                                                Bu Haberlere Yapılan Yorumlar  (  0 )

Tüm Yorumlar

 

GHK ORTAOULU ESKİ MÜDÜRÜ İSMET KÖPRÜLÜ

 Muhterem KAYA

. . .
ÖLÜMÜ ÖLDÜRMEK (ŞEB-İ ARÛS)

 Prof.Dr.Safi ARPAGUŞ

. . .
SABIR SELAMET VE ZAFER

 Muzaffer TAŞDEMİR 

. . .
İLÇEMİZDE ESKİ BAĞ KÜLTÜRÜ

 Berç SÖZÜDOĞRU

. . .
KENDİSİ OLABİLME KEDİSİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK

 Nafiz  ULUKUŞ

. . .

BAĞ-KURLULARA MÜJDE!

 Oğuzhan DÖĞEN

. . .
Rıza Abinin Arkasından

 Rıza ŞENTÜRK (Çığır)

. . .

KUTLU DOĞUM HAFTASI

 Şükrü  EROL

. .
HAYATIN CİLVESİ, KADER

 SELEME ACAR

. .
PKK GİDİYOR DİYE ÜZÜLMEYİN

 Ahmet Mehmet SALİHLİ

. .
MESEL ANLATICILAR

 Av.Mahmut Tokgözoğlu 

. .
12 EYLÜL ÖNCESİ VE SONRASI

 Mustafa  TURGUT

. .
Ulema sahneden çekilince ne oldu?

 Siyami  AKYEL

. .
İLÇEMİZ TARİHİ MİNİ ÇARŞILARINDAN

 Ali ACAR

. .

 
Genel Haber
Bölgeden Haber
Güncel Haber
Hayatın İçinden
İçimizden Biri
Sanatkarlarımız
Esnaflarımız
Spor
Siyaset

İz Bırakanlar
Röportaj
Sizden Gelenler
Gurbettekiler
Haberiniz Var mı?
Özlü Sözler
Resimlerde Anılar
Eski Meslekler
Kurum Kuruluşlar

Kültür ve Etkinlikler
İlçemiz
İlimiz
Köylerimiz
Mahalle Muhtarlarımız
Anket Sonuçlarımız
Duyuru
Vefat
  Anasayfa

Ziyaretçi Defteri
Foto Galeri
Sohbet
Arşiv

         Sitemizdeki tüm haber ve araştırmalar site editörlerine aittir. İzinsiz kesinlikle kullanılamaz.

                               gumushacikoylu.net@gmail.com

Bölgeler ve Şehirler Bölgeler ve Şehirler

Siteye Hangi İl ve Ülkeden Giriliyor İzlemek İçin
Amasya, Gümüşhacıköy, Hacıköy, Hacıköylü, Gümüşhacıköyden Resimler, Gümüşhacıköy Haber, Sohbet ve Anılarda Gümüşhacıköy, Ali Acar, Hokumet, Hukumet, Hükümet, Radyo, Gazetesi, Tv, Gümüşhacıköy Resimleri, Gümüşhacıköyden Fotoğraflar,Gümüş, Gümüşhacıköy, Köyü, Gumus, Merzifon, Suluova, Kabaoguz, Kabaoğuz, Gümüşhacıköy Turna Bağlar, Kabaoğuz Şenlikleri, Köprülü Mehmet Paşa Camii, gümüşhacıköy bedesteni, gümüşhacıköy saathanesi, leblebi, gümüşhacıköy hamamı,Gümüşhacıköy Keşkek, Cumara Mahallesi, Adatepe Mahallesi, Ulubel Mevkii, ulubel, keltepe mevkii, hacıyahya mahallesi, saray mahallesi, artıkabat çay mahallesi, kilise, beylik çayırı, taşköprü, amasyakent.com, kabaoguz.net, amasya platformu amasyaplatformu