SİTEYE ÜYE OL 
Genel Bölgeden Güncel Röportaj İçimizden Biri Sanatkarlarımız Esnaflarımız Spor Vefat İz Bırakanlar İlçemiz İlimiz
YAZARIMIZ MUZAFFER TAŞDEMİR´İN BİR YAZISI
YAZARIMIZ MUZAFFER TAŞDEMİR´İN BİR YAZISI
Sitemiz köşe yazarı Muzaffer Taşdemir´in bir yazısı..

Tarih: 09.07.2015      Okunma: 2836     Haberi Yorumla    Haberi Yazdır        Haber : Muzaffer Teşdemir 
 


 

 

SİTEMİZ SOSYAL MEDYA ADRESLERİ

Hacı İsmail Taşdemir’in karşısında Kardeşim Enver Beyle oturuyoruz. İçimden katar katar Hacıköy geçiyor. Bilimsel, sosyal felsefi, etik takılmayı bırakalım istedim. Böylece bizim Sevgili Adminimiz Ali Acar Beyin de gözüne gireriz.

Geçen gün kurumun gece bekçisiyle sohbet ediyoruz. Bursa’da Hamza Bey Mahallesini tarif ederken “oralar şimdi çok değişti” dedi. Benim de zaman zaman kızıma giderken geçtiğim tali bir yoldur. Bizim proje uygulanmaya başladı. Elli Sene sonra tamamlanınca orada tanıdığın kimse, bileceğin hiç bir bina kalmayacak” dedim.

Saray Mahallesi Çavuşpınarı Sokak no 1 tek başına kalmış dul bir teyzeden babamın aldığı bodrum denecek derinlikte bir avlu ve üstünde bir kat olarak inşa edilmiş, tahta tırabzanlarıyla, o metrekareye, kırk metrekare de avlu bırakılmış ahşap bir evdi. Hatırlıyorum ama bazı detaylarda zorlanmamak elde değil. O sevimli evle birlikte en önemli hatıralarım Bayburttan göç eden ve orada yaşamış mübarek “Ağlar Baba’dan” el almış Yunus Dedemdi. Rahmetli Anam Allah mükâfatını gösteriyordur inşallah, bu piri faniyi misafir eder, çay çorba ikram eder, hayran hayran okuduğu beyitleri, naa’tları dinlerdi.  En büyük ikram da inanan seven saygı duyan hissetmeye çalışan kalbiyle açtığı samimiyet sayfasıydı. Zaten o mübarek te bağlı olduğu şeyhinden aldığı dersle “Muhammed” denince iki gözü iki çeşme olurdu. Gözlüklerin altında küçülmüş gözleri belki de bu Aşk’tan döktüğü aşırı yaşlardan yorgundu.

Matematiksel sayılabilir (countable) ölçümlerle mükemmelliği ve başarıyı ölçmeye alışanlar zorlanacaklar ama ölmez değerlerin bu konularda yattığını kabul etmek zorundayız. Hayret “uncountable” ile “sonsuz” arasında da doğal bir bağlantı var herhalde.

Neyse evin sırlarını fazla vermem doğru değil mi acaba? Endişeye gerek yok. Hiç fark etmiyor. Belki anacağım ve hatırlayabileceğim şahsiyetlere bir Fatiha okur da onların da manevi ziyafetlerini altın tepsiyle sunmayı başarırız. Gönül ister bütün andıklarımıza cenneti dileyelim ama kendimiz İslam İtikadı sınırları içinde kalabilmek için Yüce Kuranın değişmez hükümlerini asla unutamayız. Allah unutmayanlardan eder de inşallah bizleri de unutturmaz.

Evet, bugün free takılıyoruz. Adatepe’ye inerken solda alçak tavanlı bir evde cızlavet ve naylon ayakkabıların tamamını satan, para yetmediği için alanın az olduğu iskarpinlere fazla müşteri bulamayan Ayakkabıcı Setirak Bey vardı. Özenli giyinmek ve ölçülü davranmak konusunda sıralamada başlarda gelirdi. Fakat bu konunun tartışmasız mükemmeli Anneciğimin Meliha Halasının Beyi Rahmetli Kalpağın Kaymakam lakaplı Bürokratı Hacı Mustafa Uysal dedemdi. O kadar sevgi ve tevazuuna rağmen normal insanlarla o kadar çok irtifa farkı vardı ki, ben sevilmeyecek bir çocuk olmamama rağmen mübarek eliyle bayramdan bayrama müşerref olabilirdim.

Hafif alacalı tek gözü gözünde gözlüğü sağa sola bakmadan yürür, kendi dünyasında bir insandı. Keşke mümkün olsaydı da kurgulanmış ve ona göre üretilmiş bir uzay aracıyla gönderebilseydik te ona bizim de mutlu olabileceğimiz bir dünya verebilseydik. Oğlu belki Hacıköyde en az konuştuğum oysa bakkal olduğumuz ve müşterimiz olduğu için sık karşılaştığımız bir delikanlıydı. Sevdalık mı çekti, derdi mi vardı, özel bir gençti. Ben bu ailenin mirasçısı sayılırım. Fransız malı Peugaut markasını Amasya’ya ilk sokan herhalde ben oldum. Onların metal bordo boyalı, belki toplam altı kiloyu geçmeyecek alüminyum gövdeli, ince teker bisikleti hacıbabam satın almıştır. Krem lastiğin yanlarında siyah yanaklar, üç vites, paslandıramadığım direksiyonuyla o fiyata verseler para peşin. Yirmi Beş liraya mı almıştık otuz mu o kadar bütün para her an hazır.

Adatepe’ye doğru giden gelen dostlar müşteriler, esnaflar, gençler, arabacılar, sarhoşlar, hacılar, hocalar, Tavit Teyin, kimine göre Şarapçı bizimle ticareti yönünden düşününce ve oğlu Sirkeci Serkis o yoldan geçerlerdi. Hacı Asım Eryılmaz anamın akrabası olarak tam karşılarında otururlardı. Rahmetli anam ve ben o orijinal evin çok ikramını görmüşüzdür.

O yolu bence en karizmatik sahibi bence Şabilerin Mahir Tankal Amcaydı. O ceketi, o omuza, o kadar karizmatik atıp ta yıllarca hakkını vererek taşıyan başka bir marka gelmedi, gelmeyecek. Aksesuarı da hemen hemen sürekli ağzındaki sigarasıydı. Başında devrin medeniyet ve saadet kanıtı fötr şapka, hiç koklamadım ama rahmetli dayımın şapkasına göre fikir yürütecek olursak, makinelerin noksan olduğu dönemin acı kuvvetle çalışıldığı devirlerin kızgın ter kokuları olabilir. Allah rahmet eylesin. Şaziye teyze de büyük arazilerin sahibi ve belki de varisi köklü bir ailenin asalet ve saadeti şahsında görünürdü. O zaman araba da fazla değildi ama bütün sağ yollar nedense çıkmazdı, sokaklar çıkmazdı. Sola giden aydınlığı rahat bulabiliyordu fakat ah zaman ah şu zaman,  Yusuf’u kuyuda sultan eden zaman, bazılarını da acımadan koyuya atıveriyordu. Atılmış olmak, kuyuya düşmek zor zanaat Allah bizleri düşürmesin inşallah.

Soracak olursanız Hacıköy’lü en önemli en meşhur madam kimdir diye? Rahmetli Nedim Dayıdır. “Delü Nedim” lakaplı bu kahraman hayatın ve imkanların faniliğini haykıran bir kahraman olarak zihnimden asla çıkmayacaktır. İkinciliği de gusül abdestini karıştırdığı için gusül alınmasını tarif eden yazıyı Evliyanın İsmail Taşdemir Hacıbabama çerçevettirerek dine ve iman bağlılığını arz eden Cet Nail’dir. Jet Nail Ağabey o bilinen kızan bağıran halini asla bana göstermemiştir. Tabi biz de vazifemizi bilir yanından selamsız sabahsız geçmezdik. O zaman ki devlet o kadar sosyaldı ki damgalanmasınlar diye onlara ilgi göstermez, çaktırmadan camsız perdesiz kapısız evlerde dört mevsim rehabilite ederdi. On Dokuz Mayıs’larda gençler evlenecekleri genç kızların fazla kilosu, selüliti var mı? Görürülerdi. Ama yine de kısmet olana başı örtülü gitmek nasip oluyor. Sevmeseler de bağlamak zorunda kalıyorlar. Aydınlatıyorlar.

Çarşıda Artin Bey, Nubar Bey olanlar ilk bakışta daha geniş kitleyi hedefler görünüyordu. Çerezcilerin köşe başındaki küçük dükkânın yanında Hacıköy’deki örnek ticari faaliyetlerden birini yerine getiriyorlardı. Tekel bayiliği her esnafta olsa da içki satma ruhsatı olanlar avantajlı sayıyorlardı. Fakat müşteriler hem kam alıyor, hem de gam buluyorlardı.

Hemen üzerlerinde neredeyse günümüz hijyen şartlarında, hatta müşterinin girerken çekindiği temizlikte Nail Erdem Amcamızın dükkan ve pastanesi, onun üzerinde de Hacı Mehmet İnçoz Amcanın Fırını vardı. Gaspar, Matius, Esat, Çakır, Hampar Fırıncıların kalitesinden sonra ikinciye gelirdi. Fakat birinci gelen fırın kapanınca o emsalsiz lezzet de kapandı. Maalesef kalite teknolojiye mahkûm oldu. Esat Bey de güler yüzlü sosyal hatır naz bir arkadaşımızdı. Burada anmaktan mutlu oldum.

Karşısında Hacı Mustafa Tirili’nin kışın kahve yazın karpuz sergisi vardı. Rahmetli Hacı babayı karpuz çalınmasın diye muhtemelen uykusuz bırakıyordu. Hacı Amca hangi sigarayı içiyordu diye sorarsanız yüzde atmış Karton Kutulu Bahar veya Gelincik diyeceğim. Bilen varsa lütfen aktarsın.

Onun yanında oyuncakçı Mustafa Abinin dükkânı vardı. Karpuz sergisinin doğal hamisi ve Büyük camimizin cemaati idi. Rahmetli Münir Eryılmaz Dedemin, Ördek Mustafa lakaplı Dedemin, Rahmetli Cin hoca lakaplı Mehmet Civan’ın,  Rahmetli Evliya Hacı Dedem Mehmet Taşdemir’in, Belediye memuru Rahmetli Enver Eryılmaz’ın, Hafız Bilal Hoca’nın, Rahmetli tok ve tatlı sesli Zobar Hoca’nın, Rahmetli Genç Cemaat ehli Rumi Şen’in, Hacı azizlerden Rahmetli Hacı Ahmet Bakıcıoğlu Dedemin, Rahmetli cinlerin kendisine ağah olduğunu düşündüğüm Rıza yanık dedemin, Yiğit namıyla meşhurdur Kürt Tahir Kaymaz’ın, Kardeşi Rüştü Kaymaz’ın, Nininov nininov diye patlamış mısır satan ve “Vakti Sala Ya Mislimin” diye ezandan önce namazı haber veren dedemin. Hamamcı Arif Yılmaz Ağabeyimin,  Motorcu Mehmet ağabeyimin, Babamla birlikte çalışan Rahmetli Hacı Mustafa Kendirin, Rahmetli Arif Kendir’in, Rahmetli Abdullah Ceylan’ın, Allah uzun ömürler versin Hacı Salim Dilsiz’in her gün gördüğü insanlardı. Hoop hatırlayamadığım büyüklerimin akrabaları lütfen maruz görün. Eee, artık siz de ben de yaşlanıyoruz. İnşallah Allah arkamızdan güzel ananları eksik etmez. Murat Cevher, Hacı Ömer Başkan, Hacı Sadık Çağlar, Genç Musalli oğlu Mustafa Çağlar, Hacı Yaşar Çömez, Bakkal Ramis veya Hacı Yusuf Kavalalı, Hacı Saatçi Ömer Okutan, Hacı Mehmet Okutan, Hacı Şükrü Ceylan ve Hacı Şahin Ceylan, İsmet Tilki, Rahmetli Hacı Fethi Cevher, Kitapçı Ahmet Oğuztimur, Hacı Hakkı Yaşar, Rahmetli Hacı Selahattin Güler, Kınalı Mahmut Kınalı, Rahmetli Sağlıkçı Hacı Mehmet Güngör, Rahmetli Şemengül Mehmet Amca, Hatırlamakla vaazlarımı büyük bir hazla dinleyen Üvey dayım Emekli üst düzey polis müdürü ve Çiftlik Müdürü Ali Yılmaz dayım hatırlıyabildiklerim arasındadır. Ve en sevip saydıklarımdan, unutamadıklarımdan zarafet ve nezaket timsali Hacı Ali Özfırat Amcamın,  Enver Özfırat amcanın, Büyük Caminin karşısındaki köşede Berber Mustafa Amcamın, Rahmetli Hacı Azizi Civek Dayımın, Hacı Mehmet Ali Civek Dayımın, Mustafa Yetkin Dayımın, Zahireci Mustafa Şahbaz Dayımın, Hacı Selahattin Çulduz Amcamın, Manifaturacı Hafız Amacamın, Rahmetli Manifaturacı Osman Özdikmen Amacanın, Ali Civek hocamızın, Fuat Döven abimin hatıraları dünkü gibi diridir. Ne dersiniz? Sıra bize gelince hazır mıyız?

Düşündüm de zaten kimse okumuyor, satılamayan malın taciri olmak ta kolay değil. Tezahürat olmasa Beşiktaş bile oynayamaz. Ne bir ses ne bir haber, ne doğru söyledin, ne yanlışsın diyen bir hemşerim çıkmıyor. Biz de bir iş yapalım denize atalım balık bilmezse halik bilir misali karalıyoruz.

Türkiye’mizde üç adam başına senede bir tanecik kitap okunuyormuş. O da Allah bilir destan ve hamaset kitabıdır. , Japonya’da bu sayı kişi başı Yüz Adet Kitap okunuyor. Ey Koca Türk titre ve aslına dön. Reformları ve Rönesansı senin ecdadın fişekledi. Yunan Felsefesinin ve insanlık felsefe, düşünce tarihinin korunmasını ilk çağ Filozofları, Sokrat, Aristo, Eflatun’u Arapçaya terceme ederek ölmez lisanda korumaya alan senin ecdadın.

Free takılacağız dedim ya o caddenin, Yeni Merzifon Caddesinin kullanıcıları, Piriççi Sadık Koparan, Ortağı Hüseyin Kipriksiz ki camiye de müdavimdiler, Süleyman Söylemez Amacanın, Doktor lakaplı Durmuş Söylemez de unutulmayanlardan, The Best of Ten’leridir. Durmuş Amca aile dostumuzdu. At, silah, avrat üçlemesini bırakır o güçlü atların çift koşumlusunu yaylı arabasıyla birlikte Hacı Babama emanet verir, biz de şehir dışı gezmelere giderdik. Ayni samimiyeti Rahmetli Osman ya da Hüseyin Sağlam da esirgemezdi.

Neyse, gerisi devlet sırrı. Bir yerden bir ses gelirse devam. Yoksa bizim misyonumuz belki de tamam. Şaka yaptığıma bakmayın bu böyle olsa sizleri bu kadar sevmem mümkün olmaz. Sadece eski jenerasyonlardan ümidim yok. Hacıköy’de de kendi kurumumda da yeni mezun olan gençlerde back raundu ne olursa olsun, ortak bir lisan, ortak bir hedef ve görev tanımları kapsamında idealizm olduğunu sevinçle izliyorum. Biz yeni bir dünya kuruyoruz. Orada aptal, holigan, tembel, şartlanmış ve hain olanlara asla yer yok.

Allah Ramazanını bereketiyle Hakkı sevdirsin. Selamlar.

h A B E R E  Y o r u m  Y a z

                                                Bu Haberlere Yapılan Yorumlar  (  2 )                                                          
 



  Tarih: 19.7.2015                                                          
 
mehmet taşdemir
gönlüne yüreğine sağlık.Selam ve Dua ile...
  Tarih: 18.7.2015

Tüm Yorumlar

 

GHK ORTAOULU ESKİ MÜDÜRÜ İSMET KÖPRÜLÜ

 Muhterem KAYA

. . .
ÖLÜMÜ ÖLDÜRMEK (ŞEB-İ ARÛS)

 Prof.Dr.Safi ARPAGUŞ

. . .
SABIR SELAMET VE ZAFER

 Muzaffer TAŞDEMİR 

. . .
İLÇEMİZDE ESKİ BAĞ KÜLTÜRÜ

 Berç SÖZÜDOĞRU

. . .
KENDİSİ OLABİLME KEDİSİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK

 Nafiz  ULUKUŞ

. . .

BAĞ-KURLULARA MÜJDE!

 Oğuzhan DÖĞEN

. . .
Rıza Abinin Arkasından

 Rıza ŞENTÜRK (Çığır)

. . .

KUTLU DOĞUM HAFTASI

 Şükrü  EROL

. .
HAYATIN CİLVESİ, KADER

 SELEME ACAR

. .
PKK GİDİYOR DİYE ÜZÜLMEYİN

 Ahmet Mehmet SALİHLİ

. .
MESEL ANLATICILAR

 Av.Mahmut Tokgözoğlu 

. .
12 EYLÜL ÖNCESİ VE SONRASI

 Mustafa  TURGUT

. .
Ulema sahneden çekilince ne oldu?

 Siyami  AKYEL

. .
İLÇEMİZ TARİHİ MİNİ ÇARŞILARINDAN

 Ali ACAR

. .

 
Genel Haber
Bölgeden Haber
Güncel Haber
Hayatın İçinden
İçimizden Biri
Sanatkarlarımız
Esnaflarımız
Spor
Siyaset

İz Bırakanlar
Röportaj
Sizden Gelenler
Gurbettekiler
Haberiniz Var mı?
Özlü Sözler
Resimlerde Anılar
Eski Meslekler
Kurum Kuruluşlar

Kültür ve Etkinlikler
İlçemiz
İlimiz
Köylerimiz
Mahalle Muhtarlarımız
Anket Sonuçlarımız
Duyuru
Vefat
  Anasayfa

Ziyaretçi Defteri
Foto Galeri
Sohbet
Arşiv

         Sitemizdeki tüm haber ve araştırmalar site editörlerine aittir. İzinsiz kesinlikle kullanılamaz.

                               gumushacikoylu.net@gmail.com

Bölgeler ve Şehirler Bölgeler ve Şehirler

Siteye Hangi İl ve Ülkeden Giriliyor İzlemek İçin
Amasya, Gümüşhacıköy, Hacıköy, Hacıköylü, Gümüşhacıköyden Resimler, Gümüşhacıköy Haber, Sohbet ve Anılarda Gümüşhacıköy, Ali Acar, Hokumet, Hukumet, Hükümet, Radyo, Gazetesi, Tv, Gümüşhacıköy Resimleri, Gümüşhacıköyden Fotoğraflar,Gümüş, Gümüşhacıköy, Köyü, Gumus, Merzifon, Suluova, Kabaoguz, Kabaoğuz, Gümüşhacıköy Turna Bağlar, Kabaoğuz Şenlikleri, Köprülü Mehmet Paşa Camii, gümüşhacıköy bedesteni, gümüşhacıköy saathanesi, leblebi, gümüşhacıköy hamamı,Gümüşhacıköy Keşkek, Cumara Mahallesi, Adatepe Mahallesi, Ulubel Mevkii, ulubel, keltepe mevkii, hacıyahya mahallesi, saray mahallesi, artıkabat çay mahallesi, kilise, beylik çayırı, taşköprü, amasyakent.com, kabaoguz.net, amasya platformu amasyaplatformu