SİTEYE ÜYE OL 
Genel Bölgeden Güncel Röportaj İçimizden Biri Sanatkarlarımız Esnaflarımız Spor Vefat İz Bırakanlar İlçemiz İlimiz
NOSTALJİ 7 HACIKÖYÜN MERKEZİ
NOSTALJİ 7 HACIKÖYÜN MERKEZİ
Sitemiz köşe yazarlarından Muzaffer Taşdemir beyin nostalji serilerinden yazısı...

Tarih: 25.01.2013      Okunma: 3923     Haberi Yorumla    Haberi Yazdır        Haber : Muzaffer TAŞDEMİR 
 


 

 

SİTEMİZ SOSYAL MEDYA ADRESLERİ

 

 

Hafızayı beşer nisyan ile maluldür. Yeni ifadelerle” insan belleği unutma özelliği ile illetlidir” demektir. Zikir ise zikretmek bir şeyim anmak anlamındadır. Konuşma,  anlama, ifade etme yeteneğimiz bizi diğer bütün mahlûkata üstün ve hâkim kılan ilahi takdirdir. Konuşmayla anmayla da sevap kazanıyoruz, ahde vefa gösterebiliyoruz. Bunun için de geciktirdiğimiz dostların, unuttuğumuz büyüklerimizin yanında hatırladıklarımızı elimizden geldiğince anıyoruz.

Nasrettin Hocaya “Hocam dünyanın merkezi neresidir” diye sormuşlar, Hoca “Eşeğimin ayağının bastığı yerdir” diye koordinatları ifşa etmiş. Soruyu soran “Hocam olur mu? “ diye itiraz ettiğinde, Hoca da “Ölçün bakın “ diye cevaplamış. Bu fıkradan sonra bana göre Hacıköyün Merkezi, Eski Hükümet Binası, Rahmetli Orhan Kızıklının Kahvesi, Tarihi Bedestenin Batı Kapısı, köşesinde Foto Kral’ın Fotoğrafçı Dükkânı vardır. Rahmetli Muhittin Kızıklı’nın evi, parkın girişinde eski polis karakolu, şimdiki Site Kompleksinin alt köşesine tekabül eden yerde Marmaris’te yerleşmiş bulunan Nihat Şahinkaya’nın büfesi bulunuyordu.                 

         Nihat Bey ve rahmetli Lütfi Şahinkaya amcamızla Marmaris girişi Çetibeli denen mevkide yapay bir şelaleyle birlikte genişçe kanalda yüzen alabalıkların, tandır kebabı, köfte vesaire kaliteli hizmet sunulan bir restoranda misafiri olmuştuk. Oturacak yer ararken tesadüfen karşılaşınca Hacıköylü vefakârlığıyla o zaman daha üç beş yaşlarında olan Enes Emin ve Ayşe Esin’le, eşim Nahide hanımla ailece misafiri olmuştuk. Allah taksiratını affetsin, mekânını cennet eylesin, kalanlarına helal, hayırlı, bol rızıklar ihsan etsin. Özellikle bahsi geçen ikramıyla kabrini nurlandırsın. Bize de misafirperverliğin ve ikramın ne kadar zayi olmadığını ve sevabını öğretmiş oldu. İnşallah hepimizin de gönüllerimiz ve imkânlarımız genişlesin. Soframız kalabalık sevgimiz bol olsun.

Karşıda Rahmetli Mehmet Ali Civek Dedemizin manifatura dükkânı ki, sonradan Allah mekânını cennet etsin Rahmetli Ali Civek Hocamızın olmuştur, köşede Rahmetli Eczacı Muzaffer Özdoğan Ağabeyimizin üç büyük basamakla çıkılan muhteşem konumdaki eczanesi vardı. Arada Aydınlının Yaşar Amcanın terzi dükkânı, karşı köşede rahmetli Mustafa Kütük Amcanın Gıslaved, Dora, Derby marka kara lastik ayakkabıları, boğazlı çizmeleri ve harcıâlem potinleri sattığı, kadın ayakkabılarını sattığı köşedeki dükkân bu konuda çeşidi çok bol bir dükkândı. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte naylon ayakkabıların satıldığı dükkânının olduğu yerdir.

Biraz aşağı inince kapanan İş Bankası vardır. Ondan önce de Rahmetli Akif Bilgen Amcamızın hatırımda kalan en önemli özelliği Av Malzemeleri satan dükkânı, biraz aşağısında Mampik Ustanın Fırını vardır. Mampik usta kardeşi ve çocuklarıyla beraber çalışırdı. Rızkını hakkıyla kazanan ve pişirdiği ekmeğin kıvamını başka fırınlarda bulmanın zor olduğu bir esnaftı. Hemen hemen her hacıköylü elinde tepsisi veya kazanıyla iç hazırlayıp bu dükkânda pide kuyruğuna girmiştir. Diğer fırıncı Ağabeylerimize de haksızlık etmeyelim Hacıköyün ekmeği iyi pişirilirdi. Kıvamı iyi tutturulmuş somun ekmeğini başarmak ustalık, tecrübe ve maharet ister. Bizim Hacıköyün somunu unutulmaz. Daha ince hamurdan o kadar kıvama ihtiyaç duymayan fırancıla ekmeğinde bence sanatkârlık ihtiyacı daha azdır. Fırından yeni çıkmış kabukları çıtırdayan ekmeğin son kıvamı da fırının ağzına yakın yerde bulunan ve fırçayla ekmeğin kabuğuna sürülen yumurtalı karışımla tapılırdı. Bu fırçadan sonra kabuğun harareti alınır ekmeğin kızardığı pişkinliğinin kıvamı sunuma hazır hale gelirdi.

Evlerin bir köşesinde doksan yüz santimetre çapında ince hamurdan açılmış ve saçta pişirilmiş yazma ekmeği diğer adıyla yufka muhakkak bulunurdu. Sofra kurulmadan üç dört tanesi hafif ıslanarak tavlanır, yemeye hazır hale gelirdi. Bence bu da patent altına alınabilecek ayrıcalıklı ve avantajlı bir marka olarak tescil edilebilir.

Çocukluğumuzda İlkokula devam ederken Amerikan Yardımı diye andığımız sanıyorum Unıcef tarafından ilkokul öğrencilerine dağıtılan eritme peynir, süt tozu ve süt tozu katkılı somunlar dağıtılırdı. Bu ekmeği de yine kaliteli fırınlarımızdan birisi olan Fırıncı Hacı İnçoz Mehmet Amcanın fırınında pişirildiğini hatırlıyorum. Şimdi Somali’ye, Filistin’e, Japonya’ya, dünyanın her köşesine ayrım yapılmadan yapılan yardımların önümüzdeki asırlar boyunca o ülkelerin çocukları tarafından unutulmayacağını biliyorum. Orta Doğu’nun, Afrika’nın, Asya’nın, Uzak Doğu’nun hammadde, doğal kaynak, orman ve madenlerini sömürmeye giden Avrupalının çıkardığı istavroz yerine, gerçek yardımları, mutluluk ve hidayeti götürdüğümüzü hissediyorum.

Gönlümden ve bahtımdan Türkiye’nin mübarek sınırlarından zor çıkan ya da hiç çıkmayan idarecilerimizin, Sayın Başbakanımız, Cumhurbaşkanımız gibi üç yüz, beş yüz kişilik işadamı heyetleriyle iş bağlantıları yapan halkının gerçek gündemiyle kazancıyla ilgili çalışmaları o günlerden başlatan çalışmalar yapmış olmalarını dilerdim.

İş hayatının başlangıcında Gümüşhacıköy’ün ortasından geçen dere ıslah çalışmalarında mühendis olarak çalışan Eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel kırk yıllık görev süresinde memleketimizi hatırlayabilseydi. Her bayramda seksen bin kentliye köylüye bayram kutlaması yaparken şehrimize hayırlı bir Ekmek kapısı açmayı düşünseydi. Aspendos Antik Tiyatro’da elinden kapamadıkları Fötr şapkasıyla “İşte Türkiye Bu “ diye kendini avutacağına, tütün tarlasından başka ekmeği olmayan işi olmayan genci, çocuğu, kızı, oğlanı düşünebilseydi. Başörtülü biricik kız çocuğundan başka kızı olmayan bu vatanın esas sahiplerinin kızlarının tahsil imkanını sağlasaydı. Dualarını keşke alabilseydi.  Biz kimsenin hangi Baleye meftun, hangi Operaya müdavim, hangi Sopranoya hayran olduğuna aldırmazdık.

 Karşılarında Rahmetli Cin Hoca Lakaplı Mehmet Civanın yine rahmete kavuşan mütevazı, ihlâslı ve çok beyefendi bir insan olan oğlu rahmetli Mahmut Civan’ın şimdi Osman Beye kalan demir hırdavat ve nalburiye dükkân vardı. Bitişiğinde Naylon Cemal diye maruf ilk mesleği berberlik olan ve sonradan uzun süre mobilyacılık yapmış olan Hacı Cemal Özkenet’in berber dükkânı vardı. Hacı Cemal Özkenet’in yeni evlenen yüzlerce çiftin yuvasında mobilyaları kullanılır. Diğer mobilyacı ve halıcılarımızı, bu arada Eski Belediye Başkanlarımızdan Hacı Mahir Özata ağabeyimizi saygı ve sevgiyle anıyorum. Kendileri Bursa’da ikamet ettikleri sürede vefakâr ve mütevazı bir büyüğümüz olarak ziyaretiyle onurlandırırdı.

Büyük Camiye doğru inerken sağda Kuyumcu Agâh beyin dükkânı, biraz aşağıda köşede Amcam Hacı Fehmi Taşdemir’in Arasta girişinde köşedeki güzel dükkânı bulunuyordu. Uğrayıp elini öptüğümde selam verdiğimde mutlu olduğunu anlardım. Karşı köşede değerli dostum Kasap Fuat ve Suat beylerin ortak yürüttükleri kasap dükkânı vardı. Bu dükkânı uzun zaman Rahmetli Veliyettin Engin Bey de kullanmıştır ve müstesna düzenli bir işyeri olarak hafızalarımıza yerleşmiştir.

Kitapçı Ahmet namıyla maruf Ahmet Oğuztimur sevgi ve saygıyla yâd ettiğim değerli bir ağabeyimizdir. Hala okuduğum ve Rahmetli Cin Hocanın tekrar ciltlediği Kuranı Kerimi sarı renkli parlak ve yağlı kâğıda benzeyen kaliteli bir kağıdı olan Mushaf’ı Ahmet Amca seçmiş ve tavsiye etmişti. Ahmet Oğuztimurun eşi Nurşen Teyze Mahbube halamın akranı ve kapı komşusuydular. Ahmet Ağabey kültürlü ve düzenli bir insan olarak ticaret ve sosyal konularda birçok sadakayı cariyenin tesisinde gayreti olan bir ağabeyimizdir. Kızları Şeyma ve Şule Hanımlar bizim emsallerimizdir. Bir ara sitemizin ziyaretçi defterinde Ahmet Oğuztimur ağabeyimizin sanki unutulduğunu düşünerek haklı bir sitemde bulunduklarını okumuştum. O siteme Hacıköy namına bugün cevap vermek nasip olduğu için mutluyum. Arifler, yani bilgili olmak yanında bilgiyi özümsemiş o bilgiyle beraber irfan diye tasvir olunan aydınlığı yakalamış kişiler; ‘İyilik yap denize at, balık bilmezse Halik (Yaratıcı Allah) bilir demişlerdir.

Gümüşhacıköylü geçmişlerimiz özlenecek insanlardır, sevilecek insanlardır, sevilen insanlardır. Hemen hemen aklımın erdiği elli yıllık geçmişte her biri evinin ekmeğini götüren, çoluk çocuğunun istikbalini temine çalışan ayrı birer  kahramanlardır.. Kendisiyle tanışma ve sohbet etme imkânı bulduğum Fatih Kısaparmak Beyin “sekiz köşe kasketiyle” tasvir ettiği nice babalar vardır. İşin işine kasket ve şapka tereği girdiğinde, genellikle İstanbul’da Yahudi ve Rum esnafın imalatıyla iştigal ettiği ve bence hafızası sakıncalı fikirlerden rezötlenmiş, doymuş yağ misali sakin, uysal, çalışkan, karınca gibi, yaşadığı hayatın felsefesinden kaçınan, günün şartına uyan, eğitimi verilmiş yurttaş gelir. Zaten ben de âcizane, Benim gibi Beşiktaşlı olmasıyla da sevdiğim Fatih beyden babasına duyduğu sevgiden sonra ayrılırım.

Hayır hizmetlerinin başında Hacı Ahmet Civek, Hacı Ali Civek, Marangoz Hacı Hakkı Yaşar, Keçecilerin Hacı Seyfettin Amca, Rahmetli Ördek Mustafa, Rahmetli Ziya İmir, Ekmekçi Muzaffer Can, Akif Bilgen, Ahmet Oğuztimur, Osman Ekiz, Eski Reisimiz Rahmetli Celal Çakıcı, Hacı Ahmet Çakıcı, Nail Erdem,  Büyük Caminin karşı köşesindeki berber Veli beyin ustası ve oranın eski sahibi Mustafa Amca gibi zatlar akla gelir. İlk cümlede söylediğim gibi yâd etmeyi unuttuğum kardeşlerim inşallah haklarını helal etsinler. Bu tereddüt ve endişeleri yaşayınca iyi ki şu anda bari bu zikredilenler kayıt altına alınıyor diye, kendime mazeret bulduğumu umuyorum. Çünkü geçmişin, orada hazır bulunmayanın, komşunun, ölünün, Müslim veya gayrimüslim kardeşimizin hakkı kutsaldır. Milletimizdeki bu kutsal maya artık inşallah bir daha ihlal edilemeyecek şekilde ifşa olmuştur. Kendinde tanrısal güç ve üstünlüklerin olduğunu sanan, herkesten daha fazla ve daha doğru ulusalcı olduğunu düşünenler, bugüne kadar aklı ve adaleti değil de, baskıcı bir kontrol aleti durumuna getirmek istedikleri bilim, sanat ve mümkün olan her şeyi kullanmak isteyenler, reisler, şefler, localar biraz ve ebedi yalnızlığa düşmüşlerdir. Bu güzel yurdumuzun bu nadide mozaiği aklımıza ruhumuza işlemiştir.

Biz bunları böyle düşünüp kardeşlik türküleri mırıldanırken, sadece binlerce defa tekrarıyla kör kütük bir sarhoş olarak insanlık hafızasına yerleşebilen Levent Kırca’nın parayı kaptığı hadiseye gelelim. Sarf ettiği kaba sözlerle salonda bulunan hanımları ve herkesi rencide eden adi sözlerin sahibi Levent Kırca Ulusal Kanala “Genel Müdür” olarak atanmış. İşte bizim idaremizde söz sahibi olmak isteyen ve bunu ilkeleştirip herkesi, her şeyi dışlamaya çalışanlar bu şaşkınlardır. Bursa’da öğrendiğim güzel bir söz:” Şaşkın Ördek göle arkası üstü dalarmış” sözüdür.

 Bu kadar tatlı hatıradan sonra araya giren bu soğuk ve zevksiz olayı andığım için tereddütteyim. Sonuçta doğruları bulmak için yanlışı tanımak zorundayız. Güzel konuların devamı için Allahtan hepimize sağlık, mutluluk, ömür, akıl ve iman selameti diliyor, aradaki bu menfi örnekleri “Her şey zıddıyla kaimdir(ayakta kalır)” anlayışıyla karşılamamız gerektiğini düşünüyorum. Hacıköy’ü hatırladıkça karıştırdıkça seviyorum. Bu kadar nostaljiden sonra kendimi nasıl olup ta ileriye, atiye bakan bir idealist olarak kanıtlayacağımı düşünüyorum. Takdir ve himmetlerinizden eminim. Selam, sevgi ve hürmetler.

 

h A B E R E  Y o r u m  Y a z

                                                Bu Haberlere Yapılan Yorumlar  (  3 )                                                          
 

taşkın örem
1965-1969 yılları arasında gümüşhacıköy orta ok.da öğretmenlik yaptım.Ahmet Oğuztimur'ların kiracısı idik.Onları merak edip gog'la girince yazınızı okudum.Yazınız bizi de o günlere götürdü. ilk fırsatta g.h.k.ye gitmek istiyoruz.Dün tlf.la eczacı olan öğrencim olan Engin Yarar'la da görüştüm.Tüm Hacıköy lülere selam ve sevgiler.
  Tarih: 6.11.2013                                                          
 
Mehmet Özdikmen
Muzaffer Beye çocukluğumun geçtiği Hacıköy'ü yeniden gözümde canlandırdığı için teşekkür ediyorum.Ayrıca yıllar sonra bile bu kadar ismi nasıl hatırlıyor, doğrusu hayranlık duyuyorum.Mümkünse eski günleri yazmaya devam etsin..
  Tarih: 26.1.2013                                                          
 
ömer faruk sarıoğlu
yazılarınızı devamlı okuyorum bu yazınızda çok güzel olmuş.ancak eski belediye başkanımız hacı mahir özata bey başkan degil 78 li yıllarda aday olmuştu keşke başkan olsaydı şuan memleketimiz çok daha ilerde olurdu kendisi hem meslektaşım olur oğlu mehmet ise okul arkadaşımdır.
  Tarih: 26.1.2013

Tüm Yorumlar

 

GHK ORTAOULU ESKİ MÜDÜRÜ İSMET KÖPRÜLÜ

 Muhterem KAYA

. . .
ÖLÜMÜ ÖLDÜRMEK (ŞEB-İ ARÛS)

 Prof.Dr.Safi ARPAGUŞ

. . .
SABIR SELAMET VE ZAFER

 Muzaffer TAŞDEMİR 

. . .
İLÇEMİZDE ESKİ BAĞ KÜLTÜRÜ

 Berç SÖZÜDOĞRU

. . .
KENDİSİ OLABİLME KEDİSİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK

 Nafiz  ULUKUŞ

. . .

BAĞ-KURLULARA MÜJDE!

 Oğuzhan DÖĞEN

. . .
Rıza Abinin Arkasından

 Rıza ŞENTÜRK (Çığır)

. . .

KUTLU DOĞUM HAFTASI

 Şükrü  EROL

. .
HAYATIN CİLVESİ, KADER

 SELEME ACAR

. .
PKK GİDİYOR DİYE ÜZÜLMEYİN

 Ahmet Mehmet SALİHLİ

. .
MESEL ANLATICILAR

 Av.Mahmut Tokgözoğlu 

. .
12 EYLÜL ÖNCESİ VE SONRASI

 Mustafa  TURGUT

. .
Ulema sahneden çekilince ne oldu?

 Siyami  AKYEL

. .
İLÇEMİZ TARİHİ MİNİ ÇARŞILARINDAN

 Ali ACAR

. .

 
Genel Haber
Bölgeden Haber
Güncel Haber
Hayatın İçinden
İçimizden Biri
Sanatkarlarımız
Esnaflarımız
Spor
Siyaset

İz Bırakanlar
Röportaj
Sizden Gelenler
Gurbettekiler
Haberiniz Var mı?
Özlü Sözler
Resimlerde Anılar
Eski Meslekler
Kurum Kuruluşlar

Kültür ve Etkinlikler
İlçemiz
İlimiz
Köylerimiz
Mahalle Muhtarlarımız
Anket Sonuçlarımız
Duyuru
Vefat
  Anasayfa

Ziyaretçi Defteri
Foto Galeri
Sohbet
Arşiv

         Sitemizdeki tüm haber ve araştırmalar site editörlerine aittir. İzinsiz kesinlikle kullanılamaz.

                               gumushacikoylu.net@gmail.com

Bölgeler ve Şehirler Bölgeler ve Şehirler

Siteye Hangi İl ve Ülkeden Giriliyor İzlemek İçin
Amasya, Gümüşhacıköy, Hacıköy, Hacıköylü, Gümüşhacıköyden Resimler, Gümüşhacıköy Haber, Sohbet ve Anılarda Gümüşhacıköy, Ali Acar, Hokumet, Hukumet, Hükümet, Radyo, Gazetesi, Tv, Gümüşhacıköy Resimleri, Gümüşhacıköyden Fotoğraflar,Gümüş, Gümüşhacıköy, Köyü, Gumus, Merzifon, Suluova, Kabaoguz, Kabaoğuz, Gümüşhacıköy Turna Bağlar, Kabaoğuz Şenlikleri, Köprülü Mehmet Paşa Camii, gümüşhacıköy bedesteni, gümüşhacıköy saathanesi, leblebi, gümüşhacıköy hamamı,Gümüşhacıköy Keşkek, Cumara Mahallesi, Adatepe Mahallesi, Ulubel Mevkii, ulubel, keltepe mevkii, hacıyahya mahallesi, saray mahallesi, artıkabat çay mahallesi, kilise, beylik çayırı, taşköprü, amasyakent.com, kabaoguz.net, amasya platformu amasyaplatformu