SİTEYE ÜYE OL 
Genel Bölgeden Güncel Röportaj İçimizden Biri Sanatkarlarımız Esnaflarımız Spor Vefat İz Bırakanlar İlçemiz İlimiz
AMERİKA´DAN SELAM VAR
AMERİKA´DAN SELAM VAR
Sitemiz köşe yazarlarından Dr. Uğur Özel tarafından Amerika´dan gönderilmiş yazısını sizlerle paylaşıyoruz...

Tarih: 17.12.2012      Okunma: 5860     Haberi Yorumla    Haberi Yazdır        Haber : Dr.Uğur Özel  
 


 

 

SİTEMİZ SOSYAL MEDYA ADRESLERİ

 

Amerika'dan Selamlar.

 

Bundan 3 ay önce, Ali Bey -Bursa'dan ayrılmakta olduğum günlerde- çalıştığım hastaneye ziyaretime gelmişti. Çok güzel bir sürpriz olmuştu benim için. Başka arkadaşları da vardı yanında. Bu sürpriz ziyaret çok ani olmuştu ve zaman çok sınırlıydı. ertesi gün ABD ye gidecektim çünkü. Hala onları gerektiği gibi ağırlayamamanın ezikliğini hissediyorum. Dönünce inşallah telafi edeceğim. Ali Bey'i sadece memleketimi takip ettiğim siteden tanıyordum. Ama taa çocukluğumdan aşina olduğum bir simaydı. Çünkü çocukluğum Gümüşhacıköy'de, bedestandaki babamın manifaturacı dükkanında geçmişti. Dükkanımıza gelenler, çarşıda gezenler hiç hafızamdan gitmedi. ( Muzaffer Taşdemir Ağabeyim kadar değil tabii ki ) Ali Bey, bu güzel ve kısa ziyaretinde "siteye yazılarını bekliyoruz hocam" demişti. Ben de memnuniyetle demiştim, ama bugüne dek tembellik ettim. Yazamadım. Oysa yazacak o kadar çok şey var dı ki...

 

Ben 6 aylığına eğitim için kendi isteğimle Amerika'ya, Boston'a geldim. 44 yaşında olmamın yeni bir eğitim için geç olmayacağını düşündüm. Yeniden öğrenci oldum. 3 ayı aşkın süredir burada yaşıyorum. İnşallah bir 3 ay daha kalacağım. Diyorum ya, yazacak çok şey var :

 

Çocukken önce başka şehirleri merak ederdim. Yurtdışı ile ilgili merakım ise ya "hacdan gelenlerin" anılarını dinlemekten ibaretti, ya da yazın dükkana gelen "Almancı" ların anlattıkları ile sınırlıydı. Başka köyleri, şehirleri ve sonradan da başka ülkeleri, oradaki hayatı hep merak ettim. Bu huy babamdan geçti tabii ki. Babam gezmeyi çok sever, bizi de çok gezdirirdi. Bir keresinde İstanbul'dan babamla tam 2 günde Hacıköy'e dönmüştük. Gelirken girmediğimiz, gezmediğimiz şehir-kasaba kalmamıştı çünkü. İlk günde ancak Bolu'ya gelebilmiştik. İstanbul'dan gelirken kaç kişinin aklına gelir Gerede'nin içini gezmek. Biz Çerkeş ve Atkaracalar'ı bile gezmiştik oysa.

 

Burası nasıl? Merak ediyorsunuz biliyorum...Ben ani bir kararla işi bırakıp "Yeni Dünya" nın yolunu tuttum. Daha önce birçok Avrupa ülkesi görmeme rağmen burada "Bambaşka Bir Dünya" ile karşılaştım. Burada Malezya kökenli, Amerikalı bir ailenin evinde kalıyorum. İlk 3 ay dil okuluna gittim ( yıllar sonra ingilizce ! ), bir 3 ay da konusunda çok iyi olduğu bilinen bir hastanede mesleğimdeki yeniliklerle ilgili çalışacağım. Burada herşey değişik:

 

1. Şehire geldiğim ilk günden beri "müthiş bir sessizlik" var. Herşey işliyor ama...Kimsenin acelesi, telaşı yok. Koşan, bağıran, başkasının önüne geçen görmedim. Cep telefonu ile konuşan da... Demek ki kimsenin konuşacak kadar acil bir işi yok. Ama herkesde malum o ABD markası iyi telefondan var. İnternetini kullanıyorlar, ya da birşey okuyorlar, dinliyorlar.

 

2. Trafik tıkır tıkır. Korna yok. Motor sesi yok. Fren yok. Toplu ulaşım harika. Yıllardan sonra bisiklete binmenin zevkini yaşıyorum. Ayrı bisiklet yolları var . Öncelik hep bisikletlide. Kask ve akşamları fosforlu yelek giyiyorum. Ulaşım masrafım sıfır. Ekzersiz de hediyesi. Şehirlerarası yollarda arabada 1 kişi varsa sol şerit yasak. Heryerde yayalara öncelik var ayrıca. İlk günler saf saf etrafı seyrederken karşıdan karşıya geçeceğimi sanan arabalar önümde duruyordu.

 

3. Burada spor yapmayan kimse yok. Yaşlılar ve özürlüler, hatta zihinsel özürlüler dahil. O anlatılan şişmanlardan artık ( belki de burası öyle) çok az var. Geçen gün evin yakınındaki spor merkezinde yaklaşık 100 civarındaki koşu bandı ve kondüsyon cihazından hiç boşta yoktu. Sıra bekledim. ( Benim başım kel mi? )

 

4. Heryerde tipik ABD lileri görürüm sanmıştım. Yok! Dünyanın heryerinden insanlar burada. Başta çekik gözlüler. Herkes nasıl güzel birarada yaşıyor. ( buradan başka konuya girmeyeceğim, ama siz anladınız !)

 

5. Evet alışveriş... Bunlar alışverişi çok seviyor. Heryerde alışverişi teşvik eden görseller, kampanyalar, indirim kuponları... Geldiğimden beri, yok Cadılar Bayramı, yok Şükran günü, şimdi de Christmas. Hep hediye, hep alışveriş. Bu konuda alışveriş özürlü biri olarak ben bile kendimi zor tutuyorum. Çünkü ben bir ayakkabı alıp, onu eskitip sonra yine aynısından alan bir adamım.

 

6. Bunların çalışmadıklarını kim söyledi? Evinde kaldığım ailede adam 69, eşi 62 yaşında ve ikisi de çalışıyorlar. Durumları da iyi üstelik. Çalışacağım hastanede saat 07.00 de orada olmam gerekiyor. Ama çalışma saatleri insalcıl. Haftasonu ve tatillerde çalışmak yok. Gereken yerlerde de teşvik edici. Burada da dil okulundaki öğretmenler maddi sıkıntıdan şikayetçi...

 

7. Heryerde güvenlik ön planda. Yolda ufak bir asfaltlama yapılacaksa sanki "uzay mekiği kalkacak kadar" tedbir alıyorlar. Mutlaka polis de orada bekliyor. Hastaneye başlamadan önce "güvenlik eğitimi " yaptılar. 1 gün sürdü ve sınav yaptılar. Hasta, hastane, yangın, tabii afet ve bilişim güvenliği...Hepsi de ciddi. Ben 3 aylık geçici olarak çalışacağım. Sanki Hava Harp Okuluna öğrenci alınıyor gibi sağlık testlerinden geçirdiler. Elimde bir aşı kartımın olmaması ( o neyse bu yaşta? ) çok tuhaflarına gitti ve son 3 gündür onunla uğraşıyorum.

 

8. Evlere gelince. Burası büyük ve iyi bir şehir. Evlerin çoğunluğu ahşap ve 2 katlı. Çok merkezi yerlerdeki eski tuğla evler ve sınırlı çok katlı evler hariç genel konut tipi bu. Bahçeli, garajlı. Araba almak kolay, ucuz. Bizim evde 2 tane yeni jip var. Evin eşyalarını ise hiç sormayın. 10 a yakın eve gittiğim için değerlendirme yapabilirim. Eşya diye birşey önemsiz, hatta yok. Benim evde halı yok örneğin. Perde de. Jaluzi var heryerde. Eşyalar son derece basit. Gerek de yokmuş. ( Bu konuda benim gibi düşünenlerin olduğunu görmek güzeldi) Temizlik hususundan ise bahsetmeyeceğim. Sadece bizim evin çok temiz olduğunu söyleyeyim.

 

9.Hayvanlardan bahsetmesem olmaz. Her evde ( neredeyse ) köpek var. Bizde kocaman Alman kurt köpeği ( ismi Zara ) mevcut. Daha sesini duymadım. Evin içinde salonda yaşıyor. Günde 1 defa dışarda oynuyor. Merdivenden yukarı çıkması yasak. Çıkmıyor !? Dışarda kedi ve köpek hiç görmedim. Sadece sincaplar ve bazen tavşanlar geziyor. Bazı günler bizim sokakta çok yavaş yürüyen yaşlı bir teyze ( -ki selamlaşıyoruz hep ), yine çok yavaş yürüyen (hatta yürüyemeyen ) arka ayakları felçli köpeğini gezdiriyor. Köpeğin arka ayakları tekerlekli bir aparatın üstünde. Çok ayıp olur diye fotoğraf çekmedim.

 

10. Bu yazının son maddesi: İnsanlar hep selamlaşıyor, somurtmuyor. Birşey sorunca söylüyor. Yardım ediyor. Kimse kimseye karışmıyor. Rahatsız etmiyor.

 

Tüm bunlara rağmen Güzel Ülkemizi, Memleketimizi daha çok özlüyorsunuz. Daha çok seviyorsunuz. Bizi uğraştıran, üzen şeylerin ne basit olduğunu, çok daha iyi şeyler yapabileceğimizi aslında uzaktan çok daha iyi görüyorsunuz.

 

Umarım sizleri sıkmadım. Ben çocukken, uzaktan gelen birinin tüm anlattıklarını merakla dinlemekten hiç usanmazdım. Hala da öyleyim. Ya siz?

 

Yazının devamında görüşebilmek dileğiyle. Sağlık ve esenlikler diler, tüm Gümüşhacıköy'lülere selam ederim.

 

                                                                             Dr.Uğur ÖZEL ( Civek )

                                                                             Boston -ABD

                                                                             Aralık 2012

h A B E R E  Y o r u m  Y a z

                                                Bu Haberlere Yapılan Yorumlar  (  2 )                                                          
 

Muzaffer TAŞDEMİR
Sevgili Kardeşim Doktor Uğur ÖZEL CİVEK'in beklemekte olduğum yazısı beklenenden de anlamlı bir yazı oldu. Okyanus ötesinden sosyolojik, realist, tahlilci, idealist bir bakışla yeni dünyayı bize sundu. Birinci yorumdaki bezgin, küskün,müflis ve kendini mahcup edecek uslupla da yorum yapmak, öyle düşünmek, din kardeşlerinden uzak kalmak, hatta başka dinlere veya yeni tarzlara bel bağlamak mümkündür. Mehmet Akif ERSOY'a sürgünlerden önce Almanya ziyareti dönüşünde "Üstad, Avrupayı nasıl buldun?" diye sormuşlar. "İşlerşi dinimiz gibi, dinleri işimiz gibi" diye veciz bir cevap vermiş. Uğur Bey gökdelenlerin dibinde, Manhetton caddelerinde, fakirliğin kol gezdiği, sokak fahişelerinin ve homoseksuellerin cirit attığı, boşluğun, hiçliğin, şiddet ve acımasızlığın yaşandığı ve bütün dünyayı sömüren bu ülkenin bütün sokaklarını anlatmadı. lütfen yavaş olalım. Kendimizi ve kutsal değerlerimizi her şeyin önünde tutalım. Şimdi kaset değiştiren bu düşünce tarzı, "kırkından sonrasını kesmeli" torna tesfiye, planya kafasının son kalan versiyonudur. Sevgili Kardeşim Uğur Beyin yazdıkları bana enerji, ideal ve azim verdi.Bu kadar ekonomik statülerine rağmen Amerikan toplumu ve Batı dünyasına şefkatim arttı. Allah herkese hidayet versin. Cennet çok geniş. Kuranda sen onların dinine tabi olmadıkça onlar sizden razı olmazlar ayeti kerimesi vardır. O halde iki günlük dünya nimeti için ebedi hayatın saadetini, en büyük ve asla zarar etmeyecek ticaret olarak zikredilen iman nimetini hafife almayalım. Bir şirde geçen "muhyi (yeniden canlandırıcı, diriltici) bir elin ihtizazı temasıyla (dokunuşunun hazzıyla)onlar bizi değil, biz onları kurtaracağız, İnşallah. Bu fotoğrafta ben sen o ve biz siz onlar var. Yüz sene sonra hiç kimse olmayacak. Kumdan kaleler yapsan ne olur? Bu tavizsiz cevaplarımı lütfen Şair hassasiyeti sayın. Burada sözü bitirirken Ümit Beye ve yolunu oraya vardıran, dua ve gönlümden ayırmadığım, kadın erkek bütün kardeşlerime sevgiler. Yeni yıllarını kutluyor ve bizlere yeni aydınlık ufukları böylesi vesilelerle tanıtmalarını diliyorum. Amerika, Kanada, Meksika, Brezilya, Arjantin, Küba, Peru'da bir Hacıköy mahallesi bile olabileceğine inanıyorum. Selamlar, Sevgiler, Mutlu Yıllar.
  Tarih: 1.1.2013                                                          
 
Ahmet Eke
Doktorum !!her ahlde aynı mahalleliyiz.Bey mahalleli..Zira civek sülalasinin nerdeyse hapsini tanırım.Ama yaşca benden epey küçük olduğun için seni çıkaramadım.Her neyse bunlar teferruat tabiki.Bence önemli olan Senin Bizlerin gavur,Hiristiyan diye güya aklımız sıra işimize öyle geldiği için bazı örf ,adet,gelenek,görenek,vede yaşam tarzlarını küçümsediğimiz ,oysa medeniyet ,insanlık olarak bizden kat ,ve kat önde olan insanların Yaşam tarzını birazda olsa bizlere göstermiş olman.Ben eçnebi,Hele,helede Amerikan hayranı birisi değilim!Ama ayakları yere basan birisi olarakda Türk insanın Dünya da yaşam standdarları,Ekonomik,vede insani konularda 3"üncü sınıf olduğunuda bilenlerdedim.Hep gerçekleri savundum,ve gerçeklerin söyleyenin yanında yer aldım .52 yaşındayım bu yaşıma kadarda yalanla,dolanla işim olmadı, bunlarla işi olanlarlada işim olmadı.Senin şu 10"uncu madde okadar hoşuma gitdiği,Güya bizler insanız,Müslümanız diye geçinen bir milletiz.Oysa afedersin göt kadar hacıköyde bile Çohu kişiye selam vermiyorsun bey efendi lütvedifde allahın selamını almıyor.Kendini bulunmadık bursa kumaşı sanarak bir bok zannediyor. Oysa ne insanlıkla,ne adamlıkla,nede kişilikle alakası var.Sıradan,zavallı birisi.ama ne hikmetse kuru fasulye gibi nimetden sayıp duruyor kendisini.Bize böyleleri lazım değil..Senin Bağsetdiğin 10 Maddedeki insan lazım.Halbuki şu güzelim ülkede yaşayan insanlarımız bir bilseler,Her şeyden önemlisi İnsanlık,Adamlık,Adam gibi,gibi adamlık.Alçak gönüllülük.
  Tarih: 18.12.2012

Tüm Yorumlar

 

GHK ORTAOULU ESKİ MÜDÜRÜ İSMET KÖPRÜLÜ

 Muhterem KAYA

. . .
ÖLÜMÜ ÖLDÜRMEK (ŞEB-İ ARÛS)

 Prof.Dr.Safi ARPAGUŞ

. . .
SABIR SELAMET VE ZAFER

 Muzaffer TAŞDEMİR 

. . .
İLÇEMİZDE ESKİ BAĞ KÜLTÜRÜ

 Berç SÖZÜDOĞRU

. . .
KENDİSİ OLABİLME KEDİSİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK

 Nafiz  ULUKUŞ

. . .

BAĞ-KURLULARA MÜJDE!

 Oğuzhan DÖĞEN

. . .
Rıza Abinin Arkasından

 Rıza ŞENTÜRK (Çığır)

. . .

KUTLU DOĞUM HAFTASI

 Şükrü  EROL

. .
HAYATIN CİLVESİ, KADER

 SELEME ACAR

. .
PKK GİDİYOR DİYE ÜZÜLMEYİN

 Ahmet Mehmet SALİHLİ

. .
MESEL ANLATICILAR

 Av.Mahmut Tokgözoğlu 

. .
12 EYLÜL ÖNCESİ VE SONRASI

 Mustafa  TURGUT

. .
Ulema sahneden çekilince ne oldu?

 Siyami  AKYEL

. .
İLÇEMİZ TARİHİ MİNİ ÇARŞILARINDAN

 Ali ACAR

. .

 
Genel Haber
Bölgeden Haber
Güncel Haber
Hayatın İçinden
İçimizden Biri
Sanatkarlarımız
Esnaflarımız
Spor
Siyaset

İz Bırakanlar
Röportaj
Sizden Gelenler
Gurbettekiler
Haberiniz Var mı?
Özlü Sözler
Resimlerde Anılar
Eski Meslekler
Kurum Kuruluşlar

Kültür ve Etkinlikler
İlçemiz
İlimiz
Köylerimiz
Mahalle Muhtarlarımız
Anket Sonuçlarımız
Duyuru
Vefat
  Anasayfa

Ziyaretçi Defteri
Foto Galeri
Sohbet
Arşiv

         Sitemizdeki tüm haber ve araştırmalar site editörlerine aittir. İzinsiz kesinlikle kullanılamaz.

                               gumushacikoylu.net@gmail.com

Bölgeler ve Şehirler Bölgeler ve Şehirler

Siteye Hangi İl ve Ülkeden Giriliyor İzlemek İçin
Amasya, Gümüşhacıköy, Hacıköy, Hacıköylü, Gümüşhacıköyden Resimler, Gümüşhacıköy Haber, Sohbet ve Anılarda Gümüşhacıköy, Ali Acar, Hokumet, Hukumet, Hükümet, Radyo, Gazetesi, Tv, Gümüşhacıköy Resimleri, Gümüşhacıköyden Fotoğraflar,Gümüş, Gümüşhacıköy, Köyü, Gumus, Merzifon, Suluova, Kabaoguz, Kabaoğuz, Gümüşhacıköy Turna Bağlar, Kabaoğuz Şenlikleri, Köprülü Mehmet Paşa Camii, gümüşhacıköy bedesteni, gümüşhacıköy saathanesi, leblebi, gümüşhacıköy hamamı,Gümüşhacıköy Keşkek, Cumara Mahallesi, Adatepe Mahallesi, Ulubel Mevkii, ulubel, keltepe mevkii, hacıyahya mahallesi, saray mahallesi, artıkabat çay mahallesi, kilise, beylik çayırı, taşköprü, amasyakent.com, kabaoguz.net, amasya platformu amasyaplatformu